HABER AKIŞI

Anne ve Çocuk İlişkisinde Toplumsal Süreç

 Tarih: 09-11-2017 21:14:00  -   Güncelleme: 09-11-2017 21:18:25
Kurduğumuz ilk bağ annemizledir. Ana karnında beslenmemizi sağlayan kordon, bizi annemize ve hayata bağlar. Doğum sonrasında bize bakım veren kişi de hayatla bağımızı sürdürür. Bu nedenle hayatımızda ilk tanıştığımız kişi annemizdir. İlk aşktır anne!

Anne hayata bağladığı kadar, çocuğun gelecekte hayatla oluşacak tüm bağları üzerinde de etkilidir. Bu ilk sevgi nesnesinin; çocuğunun hayatında, onun nasıl bir kişiliği olacağına, nelere merak saracağına, hangi yeteneklerini ne şekilde geliştireceğine, insanlarla nasıl ilişkiler kuracağına, hatta kimi kendine yakın ya da uzak hissedeceğine kadar derin etkileri olacaktır.

 

John Bowlby’nin geliştirdiği Bağlanma Kuramına göre; çocuğa bakan birincil kişinin (ki genelde annedir)  çocuğun yakınlık isteğine, beklenti ve ihtiyaçlarına verdiği tepkiler, çocuk tarafından kim olduğuna dair mesajlar olarak kaydedilir. Hayattan ne bekleyebileceği, kendini nasıl ifade edeceğini bu mesajlara bakarak düzenler çocuk. “Bağlanmanın doğrudan biçimlendirdiği en kritik özellik benlik temsilleridir (Bretherton, 1985; Cassidy, 1988). Bağlanma kuramına göre çocuklar erken yaşlardaki bağlanma ilişkileri temelinde kendilerinin ne kadar sevilebilir ve değerli olduklarına ve başkalarının gözündeki değerlerine ilişkin beklenti ve inançlardan oluşan, “benlik temsilleri” geliştirirler (Cassidy, 1999)”(1)

 

Örneğin çocuk ihtiyacı olan ilgiyi düzenli alamıyor ve bu annesinin duygularına göre yakın ya da uzak olmak üzere sürekli değişime uğruyorsa; ilişkiler konusunda güven sorunu yaşayacaktır. Sosyal ilişki ve yakınlık arasa bile, buna uygun ilişkiler kuramayacaktır. Kurduğu ilişkilerde sürekli kaygılı ya da yakınlık ihtiyacını tamamen reddeden şekilde davranabilir. “Anne ile doğum sonrası ilk temasla birlikte başlayan bağlanma süreci, bireyin tüm yaşamı boyunca, romantik, iş yaşamı ya da akademik / eğitimsel yaşamını etkiler ve biçimlendirir. Bir açıdan bakıldığında, ilişkisel yani iki birey arasındaki bir ilişki türü olarak değerlendirebileceğimiz bağlanma sürecini bireyin farklı yaşam alanlarını belirgin biçimde etkileyen bir kişilik özelliği olarak görmek daha doğru olacaktır. Bu noktada, annenin rolü, bireyin kendisi ile nesnel dış dünya arasında kurduğu ilişkide bir köprü olmaktadır; bir anlamda anne araçsal ama son derece önemli işlev görerek, bebeğin kendisine ve dış dünyaya ilişkin algılarının / tutumlarının olumlu ya da olumsuz olmasına yön vermektedir.” (2)

 

Bowlby’nin teorisi, yetişkinlikte yaşanan pek çok sorunu ilk yıllarda edindiğimiz bilgiye bağlar. Bu güçlü fikir; bize evliliğimizdeki sorunlarımızdan, iş yerindeki problemlere, aldığımız kararların köklerine, kendimiz ve diğer insanları algılayış biçimimize kadar son derece geniş bir açıklama getirmektedir. İşte bu nedenledir ki anne; bir çocuğu sadece dünyaya getiren değil, neredeyse tüm geleceğini de belirleyecek kadar önem taşıyan yegane faktörlerden biridir.

 

Doğumla beraber anne ile çocuk iç içe ve belki de tek bir varlık olmaktan iki ayrı varlık olmaya doğru yol alırlar.  Anne ile olan kordon bağının kesildiği bu ayrışma, bebeğin birey olabilme yolundaki ilk basamağıdır. Mahler’e göre biyolojik doğum ve psikolojik doğum eş zamanlı olmaz ve psikolojik doğum; ayrı bir birey durumuna gelmek ve kendi kimliğini kazanmaktır.(3) Böylece çocuk annesinin karnından önce kucağına, sonra aileye, okula ve kendi hayatına doğru bireyselleşmesini yani psikolojik doğumunu sürdürür.

 

Çocuğun kişisel hayatında bireyselleşmesi nasıl ki anneyle ayrışma ile ilgiliyse, bugün “çocuk” dediğimiz kavramın oluşması da, yine annelerin çocuklarıyla ayrıştıkları bir dönem olan Sanayi Devrimi sürecinde şekillenmeye başlamıştır. Sanayi Devrimi’nden önce kadınlar evde, çocuk ve yaşlılara bakarken, erkekler de evin ihtiyaçları için çalışırlardı. Bu dönemlerde kadınlar için olası tek çalışma çamaşırcılık, yemek yapmak gibi yine kadın kimliğine yüklenen rolle özdeş ama niteliksiz işlerdi. Özellikle ortaçağ da önlenemeyen gebelikler nedeniyle çocuklar zorunlu olarak doğuyordu.  Yoğun çocuk ölümleri nedeniyle de, aileler sıklıkla sınırlı ekonomik kaynakları için çocuğu bir sorun olarak görüyor ve 5-7 yaşına kadar bebek gibi algılanan çocuklar, ailenin bir parçası olarak kabul edilmiyordu. Bu yaş döneminden sonra ise, her işte çalışması doğal karşılanıyordu. Çocuklara bugün baktığımız gibi, yaşa özel fiziksel, psikolojik ve gelişimsel ihtiyaçları olan varlıklar olarak bakılmıyordu.

 

“Çocukluk tarihi araştırmalarının öncüsü sayılan Aries (1973), 1600’lere kadar ayrı bir çocukluk kavramının bulunmadığını savunmaktadır.  Çağdaş Batı toplumu insan yaşamında çocukluğu ayrı, farklı bir dönem olarak görür ve bu özel dönemde çocukları sever, besler, korur. Oysa ortaçağda çocuklar karşısında tamamen farklı bir tutum söz konusuydu. Gerçi çocukların temel gereksinimleri yine gideriliyordu, fakat çocuklar bugünkü gibi özel bir ilgi ile korunmuyordu. Çünkü Aries ‘e göre Ortaçağ’da “çocukluk duygusu” (sentiment de l’enfance) eksikti. Çocuğu yetişkinlerden ayıran özellikler hakkında hiçbir şey bilinmiyordu. Bu nedenle Ortaçağ’da çocukların kendilerine özgü besinleri, giysileri, oyun ve oyuncakları yoktu. Yetişkinlerin dilinde çocuğu anlatacak özel sözcükler bile yoktu. Çocuğun yedi yaşına kadar süren bir bebeklik dönemi vardı ve çocuk bu yaştan sonra doğrudan yetişkinlerin dünyasına giriyordu. Dolayısıyla çocuklar Ortaçağ’da minyatür yetişkinler olarak görülüyorlardı.” (4)

 

Nasıl oldu da çocuklar aileler için bu kadar önemli olmaya başladı? Sanayi Devrimi sonrası ile tarımla yaşayan geniş aileler kentlere göç ettiler. İşgücüne ihtiyaç artmıştı ve erkek nüfus bunu karşılamakta yetersizdi. Bu önce kadınları evlerinden çıkararak fabrikalarda işçilere dönüştürdü.  İşçi sayıları yetersizleşince 7 yaş üzeri çocuklar da yetişkinler gibi işçiler olarak fabrikalarda çalışmaya başladılar. Çalışmaya başlamak kadınların sosyal yaşama katkılarını sağladı. Önceleri hepsi son derece sağlıksız koşullarda ve tamamen temel insani haktan yoksundu. Fakat işçiler bir sınıf oluşturdukça, haklar konusunda talepkar olmaya başladılar. Kadınlar ve çocuklar işçiydiler fakat aynı zamanda erkeklerden dezavantajlı durumdaydılar. Böylece kadınlar sadece “işçi hakları” için değil “kadın ve çocuk hakları” için de seslerini yükselttiler. Dünyada çocuk hakları konusunda ilk yasa Sanayi Devriminin başladığı ve pek çok çocuk isçinin çalıştığı yer olan İngiltere de yapıldı. Bu yasa; fabrikalarda çalışan çocukların yaşam koşullarını iyileştirmeyi içeriyordu.

 

Toplumdaki anne ve kadın kavramı hızla değişiyordu. Çalışma hayatına atılan kadınlar sosyal hayata katılıyor ve böylece ev dışında bir bilgi akışına maruz kalıyorlar, beklentileri ve yaratıcılıkları artıyordu. Para kazanabilmeleri de, sosyal yaşamın onlara dayattığı rolleri sorgulamalarına yardım etti. Kendi hayatı, bedeni konusunda toplumun tasarruf ettiklerine boyun eğmek dışında, isyanlar ve çözüm arayışları başladı. Ev işlerini yaparak, yaşlı ve çocuklara bakım veren, sadece komşuluk ilişkileri ile sosyalleşen, varlığı dar bir alana hapsedilmiş kadının değişimi, sosyal yapıyı da değiştirdi.

 

Sosyal rollerdeki değişimin, kadın erkek eşitliği konusunda önemli ilerlemeler sağlamasına rağmen, kadınlar iş ve ev olmak üzere çift mesai yapmayı sürdürdüler. Çalışmak kadın için evdeki sorumlulukların eşit paylaşımı ile sonuçlanmadı. Kadın, işçi olmadığı saatlerde de evde çocukların ve yaşlıların bakımından, evin genel düzeninden sorumluydu. Çocukların gelişimindeki sorumluluk her şeye rağmen annede kaldı ve çalışması bunu değiştirmedi. Fakat bu çocuğun lehine sonuçlar yarattı ve sosyal yaşama katılarak değişime uğrayan anneler, çocuklar için daha talepkar olmaya başladılar. Sanayinin eğitimli insan gücüne ihtiyacı arttıkça da, çocuklar fabrikalardan okullara yönlendirildi. Buradan doğan ihtiyaçla çocukların eğitimleri, kimlikleri üzerine düşünceler hız kazandı. Böylece bugün bildiğimiz “çocukluk” kavramı doğmaya başladı. Çocukluğun sadece biyolojik açıdan “küçük insan” olarak algılanması yerine psikolojik, toplumsal bir gelişim evresi olduğu yavaşça kabul gördü.

 

Kadınların evlerinden çıkarak üreten, kazanan olarak sosyal hayata katılımları, cinsiyet eşitliği ve çocuk hakları konusunda ilerlemenin yanında tüm sosyal yaşamı erkekler için de değişime uğrattı. Kadın haklarının önemli savunucularından olan Virginia Woolf, Kendine Ait Bir Oda eserinde “Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük gösteren bir ayna görevi gördüler, büyülü bir aynaydı bu ve müthiş bir yansıtma gücü vardı. Böyle bir güç olmasaydı dünya hâlâ bataklık ve balta girmemiş ormanlardan ibaret olurdu. Savaşlarda zafer kazanıldığı duyulmazdı. Hala geyiklerin iskeletleriyle kırık koyun kemiklerini birbirine sürter, çakmaktaşı verip koyun derisi ya da gelişmemiş zevkimizi hangi basit süs eşyası tatmin edecekse onu alırdık…” şeklinde atıfta bulunmuştur.

 

Kadının yaratıcı dönüşümü kendisi gibi içinde bulunduğu tüm çevreyi de değişime uğratmıştır. Kadınlar tarih boyunca toplumsal iyilikler adına kolayca işbirliği yapabilen, kendi çocuğu olsun veya olmasın onları korumak ve geliştirmek için bir araya gelen, dezavantajlı gruplara (yoksullar, hastalar, engelliler, çocuklar, hayvanlar….) destek vermek konusunda kendini sorumlu hisseden varlıklardır. Onların vermediği kararlara rağmen maruz kaldıkları savaşlar, tacizler, katliamlar ve türlü hırslar nedeniyle hayatı kadın, çocuk, hayvan hatta doğa için tehdit altına sokan olaylar karşısında birleştirici, koruyucu ve tedavi edici kimliklerini korumuşlardır.

 

“Kadınlar ve erkeklerin beyinleri doğaları gereği farklıdır. Bunu düşünün. Bir beyindeki iletişim merkezi diğerlerinden büyükse ne olur? Duygusal hafıza merkezi diğerlerinden büyükse ne olur? Bir beyin insanların yüz ifadelerindeki ipuçlarını diğerlerinden daha iyi okuyabilme yeteneği geliştirebiliyorsa ne olur? Bu durumda karşınızda gerçekliğin, temel değerlerin iletişim, bağlantı kurma, duygusal hassaslık ve sorumluluk olarak belirlediği biri var demektir. Bu kişi bu değerleri diğerlerinden ön planda tutacaktır ve değerlerin önemini anlamayan bir beyne sahip olan insanlar onu şaşırtacaktır.” (5) İşte tam da bu nedenledir ki, kadının sosyal hayatın içinde olması toplumun yüksek yararınadır.

 

Toplumun geleceğini oluşturan çocuklara hala birincil bakım verenler anneler, kadınlardır. Bu nedenle kadınların eğitimi, çalışma hayatı, sosyal yaşama katılımı toplum açısından hayati önemlidir. Kadının “iyi” ve “toplum yararına” düşünen beyin yapısı, yaratıcılığı toplum tarafından bastırıldığında, doğuştan getirdiği yetenekleri körelir. Türkiye’de yapılan son araştırmalar kadının iş yaşamından hızla geri çekildiği yönündedir. Niteliksiz işçi olarak çalışan kadınlara verilen ücretlerin sınırlılığı onu eve hapsetmiştir. Çalışmak için harcadığı zaman ve kazancı arasındaki oran, çocukları yuvaya vermenin maliyeti ile karşılaştırıldığında tatminsiz olduğu için pek çok anne eve mahkum olmuştur. Evde maruz kaldığı en önemli bilgi kaynağının televizyon olduğu düşünüldüğünde, sunulan bilgi dışında veri elde etmesi imkansızdır. Bu doğrultuda eleştirel düşünce geliştirmede, yaratıcı ve üretken hissetmekte zorlanacak ve psikolojik sağlığı da tehdit altına girecektir.

 

Evde yaşayan kadınların en sık aldıkları tanı depresyondur. “Özellikle, sık karşılaşılan kadın sorunlarından depresyon, çoğu zaman kadının aile ve toplum içinde ikincil konumdan dolayı yaşadığı engellenmişlik duyguları, tepki ve isyanın içe dönmüş, yıkıcı yüzüdür. Bu edilgen ve aşağılayıcı durumdan kurtulma yollarının tıkanıklığı, karşı koymanın çaresizliği, gelecek umutlarının yok olması, yaşamının verimsiz tekdüzeliği, küçümsenmişlik, takdir eksikliği ile sürekli içsel ve sosyal suçlanmalar, kadın depresyonunun kişisel değil, sosyal nedenlerinden birkaçıdır.” (6)

 

Sağlıklı bireyler, dolayısıyla da sağlıklı bir toplum geliştirmede annelerin psikolojik, fiziksel ve ekonomik şartlarının ne kadar önemli olduğuna en başta değindiğimiz “bağlanma kuramı” güçlü bir vurgu yapmaktadır. Anne çocuğuyla kurduğu bağda tutarlı ve uygun tepkiler veremezse çocuk için güvenli bir bağlanma söz konusu olmaz ve patolojik sonuçlar doğurabilir. Annenin tutarlı tepkiler verebilmesi için ruh sağlığının da tutarlı olması gerekir. “Bowlby, yanlış gelişmiş ya da dönem dönem kesintilere uğramış bağlanma ilişkilerinin kişilik problemlerine ve zihinsel hastalıklara yol açacağını iddia eder. Örneğin ona göre, güvensiz bağlanma biçimleri nevrotik bir kişiliğin gelişmesine zemin oluşturur.” (7)

 

Dünyaya güvenli bağlar kurmak istesek bile, doğum yerimizi ve ailemizi seçemeyiz. O bağ sonsuza dek bizim kimliğimizin bir parçası olmayı sürdürür. Nereye gidersek gidelim, içine doğduğumuz aile ve toplumun özelliklerini taşımaya devam ederiz. Toplumla girdiğimiz bu karşılıklı etkileşimin en alt bileşeni ailedir ve onun psikolojik faktörlerini belirleyen de kadındır. Bu nedenle toplumların psikolojik sağlıklarının en önemli güvencelerinden biri, kadının gelişimi desteklenmesidir. Çünkü kapıdan çıktığımız anda karşılaştığımız dünyanın yegane yaratıcılarıdır anneler. Sağlıklı kadınlar, şiddetsiz, evrensel değerlerin hakim olduğu, herkes için insanca yaşama hakkının bulunduğu, sağlıklı bir toplum için elzemdir.

 

(1) Orta Çocukluk Döneminde Ebeveynlere Bağlanma, Benlik Algısı ve Kaygı

Nebi Sümer Meltem Anafarta Şendağ  / Türk Psikoloji Dergisi, Haziran 2009, 24 (63), 86-101

(2) Bağlanma ve Aşkın İki Yüzü – Uzm. Psk. Tarık Solmuş - Epsilon Yayıncılık -2008

(3) Ayrılma – Bireyselleşme Kuramı  - Prof. Dr. Işıl Vahip / Türk Psikiyatri Dergisi, 1993, Sayı 4 (1), 60-66

(4) Çocuğun Dünü Bugünü - Bekir Onur - Kebikeç Dergisi 2005, 19, 101

(5) Kadın Beyni – Dr. Louann Brizendine - Say Yayınları 2006, 33

(6) İki Boy Ufak Pabuç (Sağlıklı Depresif Tepkiler) – Leyla Navaro –Remzi Kitabevi -2002 -33

(7) Bağlanma Kuramı ve Psikopatoloji - Tüzün, Sayar – Düşünen Adam Dergisi - http://www.dusunenadamdergisi.org/tr/TMakaleDetay.aspx?MkID=201

Bir Değer Olarak Çocukluk – Mehmet Yapıcı Şenay Yapıcı – Üniversite ve Toplum Dergisi – Aralık 2004, 4, 4

Bir Annenin Doğuşu – Daniel Stern, Nadia Bruschweiler Stern, Alison Freeland – Bilgi Üniversitesi Yayınları - 2013

Bağlanma Kuramı ve Nörobiyolojik Kişilik Kuramı – Masterson – Litera Yayıncılık – 2008

  Kaynak: Avcılar Kültür Sanat Dergisi   Bu haber 782 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER ÇEVRE HABERLERİ
  GÜNDEM HABERLERİ
Trans tutuklu Diren Coşkun açlık grevini durdurdu Trans tutuklu Diren Coşkun açlık grevini durdurdu Tutuklu trans birey Diren Coşkun’un cezaevi yönetiminin adım atması sonucu açlık..
Otoparkı olmayana ruhsat verilmeyecek Otoparkı olmayana ruhsat verilmeyecek Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın otopark yönetmeliği yayınlandı.
STK temsilcilerinden 'Şeker fabrikalarına sahip çıkalım' çağrısı STK temsilcilerinden 'Şeker fabrikalarına sahip çıkalım' çağrısı Burdur'da sivil toplum kuruluşu temsilcileri, özelleştirme kapsamına alınan Burd..
Üniversitede tacize suç duyurusu Üniversitede tacize suç duyurusu Konya Selçuk Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı'nda görevli iki..
  SİYASET HABERLERİ
Yeni seçim pusulalarının nasıl olacağı belli oldu Yeni seçim pusulalarının nasıl olacağı belli oldu AKP ve MHP'nin, siyasi partilerin seçim ittifakına ilişkin düzenlemesi dün TBMM'..
CHP'den CHP'den "seçim barajı kaldırılsın" teklifi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), yüzde 10 olan seçim barajının kaldırılması için T..
'Cumhur ittifakı'nın çerçevesi belli oldu... İşte 26 maddelik yasa teklifi 'Cumhur ittifakı'nın çerçevesi belli oldu... İşte 26 maddelik yasa teklifi AKP ile MHP'nin cumhur ittifakı yasa teklifi TBMM'ye sunuldu. Yasa teklifine gör..
"Beyaz AK Partili, beton ve asfaltın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak " Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: Son fabrika satıldığında, son ..
  SPOR HABERLERİ
Beşiktaş sahneye çıkıyor Beşiktaş sahneye çıkıyor Siyah Beyazlılar, ilk kez kaldığı son 16 turunda dünya devi Bayern Münih ile ilk..
Mete Gazoz dünya ikincisi oldu Mete Gazoz dünya ikincisi oldu Mete Gazoz, ABD’de düzenlenen 2018 Salon Dünya Şampiyonası’nda dünya ikinciliği ..
Fenerbahçe'de gece yarısı Ali Koç depremi... 8 bölge sorumlusu istifa etti Fenerbahçe'de gece yarısı Ali Koç depremi... 8 bölge sorumlusu istifa etti Fenerbahçe'de İstanbul bölge sorumluları, gece yarısı gönderdikleri bir bildiriy..
Kış Olimpiyat Oyunları muhteşem bir şölen ile başladı! Kış Olimpiyat Oyunları muhteşem bir şölen ile başladı! PyeongChang 2018 Kış Olimpiyat Oyunları başladı. Oyunlar boyunca 7 dalda 15 disi..
  YEREL HABERLERİ
Kocaoğlu'ndan 'Elektrik Fabrikası' çıkışı Kocaoğlu'ndan 'Elektrik Fabrikası' çıkışı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Aziz Kocaoğlu, kentteki Tarihi Elektrik..
İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde hedef İzmir Büyükşehir Belediyesi'nde hedef "sıfır kaza" İş kazaları ve işyerlerindeki riskleri önlemek adına önemli çalışmalar yürüten İ..
Beyşehir'de Fotoğraf Gösterisi ve Sergisi Yoğun İlgi Gördü Beyşehir'de Fotoğraf Gösterisi ve Sergisi Yoğun İlgi Gördü Konya’nın Beyşehir ilçesinde düzenlenen fotoğraf gösterisi ve sergisi etkinliğin..
  KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ
Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim Ve Kültür Örgütü: Türkiye’de 15 dil yok olmak üzere Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim Ve Kültür Örgütü: Türkiye’de 15 dil yok olmak üzere UNESCO’nun tahminlerine göre dünyada bin dil var. Bu rakamın neredeyse yarısı yo..
İstanbul Modern taşınıyor İstanbul Modern taşınıyor İstanbul Modern Beyoğlu'na taşınıyor. Müze 18 Mart pazar gününe kadar ziyaret ed..
‘İçinden Caz Geçen Filmler’ başlıyor ‘İçinden Caz Geçen Filmler’ başlıyor Garanti Caz Yeşili, “İçinden Caz Geçen Filmler” serisiyle 25 Şubat’tan itibaren ..
  YAŞAM HABERLERİ
St. Petersburg’da 'üç güneş birden doğdu St. Petersburg’da 'üç güneş birden doğdu Rusya’nın ‘kuzey başkenti’ St. Petersburg’un sakinleri, ışığın kırılması sonucu ..
2040'ta 100 milyonu geçeceğiz! 2040'ta 100 milyonu geçeceğiz! Türkiye İstatistik Kurumu'ndan, Türkiye'nin nüfusunun 2040 yılında 100 milyonu g..
2 bin 200 yıllık tarihi taç ele geçirildi 2 bin 200 yıllık tarihi taç ele geçirildi İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, tarihi eser kaç..
95 yeni öte gezegen keşfedildi 95 yeni öte gezegen keşfedildi Kepler Uzay Teleskobunun tespit ettiği 275 yeni gök cisminin 149'unun öte gezege..
Kış Turizminde Tercihiniz
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Medipol Başakşehir 22 14 4 4 41 21 46 +20
2 Galatasaray 22 14 6 2 47 27 44 +20
3 Fenerbahçe 22 12 2 8 44 24 44 +20
4 Beşiktaş 22 11 3 8 41 21 41 +20
5 Kayserispor 22 9 5 8 30 25 35 +5
6 Sivasspor 22 10 8 4 30 33 34 -3
7 Trabzonspor 22 8 5 9 36 32 33 +4
8 Göztepe 22 9 7 6 35 35 33 0
9 Kasımpaşa 22 8 9 5 34 37 29 -3
10 Yeni Malatyaspor 22 7 8 7 24 28 28 -4
11 Bursaspor 22 7 9 6 31 28 27 +3
12 Akhisarspor 22 7 9 6 28 34 27 -6
13 Gençlerbirliği 22 6 9 7 29 35 25 -6
14 Antalyaspor 22 6 10 6 26 39 24 -13
15 Atiker Konyaspor 22 5 11 6 23 30 21 -7
16 Aytemiz Alanyaspor 22 6 13 3 34 43 21 -9
17 Osmanlıspor FK 22 5 13 4 31 43 19 -12
18 Karabükspor 22 3 16 3 15 44 12 -29
Takım O G M B A Y P AV
1 Çaykur Rizespor 23 13 5 5 47 30 44 +17
2 Ümraniyespor 23 12 6 5 36 22 41 +14
3 MKE Ankaragücü 23 11 5 7 32 22 40 +10
4 Gazişehir Gaziantep FK 23 10 5 8 39 18 38 +21
5 İstanbulspor 23 11 7 5 26 22 38 +4
6 Altınordu 23 10 7 6 35 28 36 +7
7 Elazığspor 23 9 7 7 30 26 34 +4
8 Boluspor 22 10 9 3 29 21 33 +8
9 Giresunspor 23 8 8 7 28 26 31 +2
10 Balıkesirspor Baltok 23 9 8 6 39 37 30 +2
11 Adanaspor 22 8 8 6 26 34 30 -8
12 BB Erzurumspor 22 7 7 8 26 25 29 +1
13 Samsunspor 23 6 7 10 22 28 28 -6
14 Eskişehirspor 23 8 9 6 41 37 27 +4
15 Adana Demirspor 22 6 10 6 28 33 24 -5
16 Denizlispor 23 6 12 5 24 33 23 -9
17 Manisaspor 23 7 14 2 25 39 14 -14
18 Gaziantepspor 23 1 18 4 9 61 4 -52
Takım O G M B A Y P AV
1 Menemen Belediyespor 23 17 4 2 48 15 53 +33
2 Afjet Afyonspor 23 15 2 6 46 19 51 +27
3 Hatayspor 23 15 4 4 36 11 49 +25
4 Sivas Belediyespor 23 13 3 7 37 17 46 +20
5 Keçiörengücü 23 13 6 4 55 25 43 +30
6 İnegölspor 23 12 4 7 36 27 43 +9
7 Sancaktepe Belediyespor 23 11 4 8 33 19 41 +14
8 Sarıyer 23 11 9 3 34 27 36 +7
9 Kastamonuspor 1966 23 10 10 3 35 28 33 +7
10 Tokatspor 23 8 8 7 25 31 31 -6
11 Etimesgut Belediyespor 23 8 10 5 24 28 29 -4
12 Eyüpspor 23 7 12 4 32 44 25 -12
13 Amed Sportif 23 7 10 6 29 31 24 -2
14 Bucaspor 23 6 12 5 28 39 20 -11
15 Tuzlaspor 23 5 14 4 26 42 19 -16
16 Bodrumspor 23 4 13 6 17 35 18 -18
17 Kocaeli Birlikspor 23 2 18 3 17 49 6 -32
18 Mersin İdmanyurdu 23 1 22 0 11 82 9 -71
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa BBSK 23 16 2 5 41 12 53 +29
2 Bayrampaşa 23 11 4 8 27 18 41 +9
3 Düzcespor 23 11 6 6 24 22 39 +2
4 Bayburt Grup Özel İdare 23 10 5 8 30 21 38 +9
5 Kemerspor 2003 23 9 5 9 39 30 36 +9
6 Halide Edip Adıvar SK 23 8 4 11 31 22 35 +9
7 Batman Petrolspor 23 8 5 10 27 18 34 +9
8 Ofspor 23 9 8 6 27 20 33 +7
9 Erbaaspor 23 8 6 9 29 24 33 +5
10 Kozan Belediyespor 23 8 10 5 28 31 29 -3
11 Yomraspor 23 7 10 6 17 29 27 -12
12 Bergama Belediyespor 23 7 12 4 22 34 25 -12
13 Yeni Altındağ Bld. 23 6 11 6 24 32 24 -8
14 Çanakkale Dardanel SK 23 5 10 8 26 33 23 -7
15 12 Bingölspor 23 5 10 8 20 30 23 -10
16 Çatalcaspor 23 5 11 7 18 27 22 -9
17 Erzin Belediyespor 23 6 13 4 17 32 22 -15
18 Orhangazi Belediyespor 23 3 10 10 20 32 19 -12
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
16.02.2018 20:00 Atiker Konyaspor 1 - 1 Beşiktaş
17.02.2018 16:00 Demir Grup Sivasspor 3 - 2 Osmanlispor FK
17.02.2018 13:30 Antalyaspor 2 - 1 Kayserispor
17.02.2018 19:00 Fenerbahçe 3 - 0 Aytemiz Alanyaspor
18.02.2018 19:00 Kasımpaşa 2 - 1 Galatasaray
18.02.2018 13:30 Bursaspor 0 - 0 Evkur Yeni Malatyaspor
18.02.2018 13:30 Kardemir Karabükspor 0 - 3 Teleset M. Akhisarspor
18.02.2018 16:00 Trabzonspor 0 - 1 İstanbul Başakşehir
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
20.02.2018 19:00 Gaziantepspor 0 - 1 Altınordu
20.02.2018 16:00 Ç.Rizespor 3 - 0 Balıkesirspor
20.02.2018 16:00 Samsunspor 1 - 1 Ankaragücü
21.02.2018 16:00 Denizlispor 2 - 0 Umraniyespor
21.02.2018 19:00 Elazığspor 2 - 1 Giresunspor
21.02.2018 19:00 İstanbulspor 1 - 0 Manisaspor
21.02.2018 16:00 Eskişehirspor 1 - 4 Gaziantep Bykşhr Bld.
22.02.2018 19:00 Adanaspor - Adana D.Spor
22.02.2018 16:00 Boluspor - Erzurum BB
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
24.02.2018 13:30 Hatayspor - Tuzlaspor
24.02.2018 13:30 İnegölspor - Sarıyer
24.02.2018 13:30 Sancaktepespor - Kocaeli Birlik Spor
25.02.2018 13:30 Afjet Afyonspor - Etimesgut Belediyespor
25.02.2018 13:30 Kastamonuspor - Menemen Bld.
25.02.2018 13:30 Keçiörengücü - Bodrumspor
25.02.2018 13:30 Tokatspor - 4 Eylül Bld.
25.02.2018 13:00 Amed Sportif - Eyüpspor
25.02.2018 13:30 Mersin İ.Y. - Bucaspor
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
24.02.2018 13:30 Bayrampaşa - Erzin Belediyespor
24.02.2018 13:30 Bergama Belediyespor - Erbaaspor
25.02.2018 13:30 Yomraspor - Orhangazispor
25.02.2018 13:30 Bayburt Genclikspor - Halide Edip Adivar Spor
25.02.2018 13:30 Kozan Belediyespor - Ofspor
25.02.2018 13:30 Manisa Büyükşehir Belediyespor - Yeni Altindag Belediyespor
25.02.2018 13:30 Batman Pet. - Dardanelspor
25.02.2018 13:30 Catalcaspor - Duzcespor
25.02.2018 13:30 Tekirova Bld. - 12 Bingolspor
HABER ARŞİVİ
Yukarı