HABER AKIŞI

Bu da TÜSİAD’ın manifestosu

 Tarih: 24-05-2018 14:09:00  -   Güncelleme: 24-05-2018 15:08:26
Bugün gerçekleşen TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısında Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan, güncel siyasal, ekonomik ve dış politika konularıyla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

Bugün gerçekleşen TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu Toplantısında Başkan Tuncay Özilhan güncel siyasal ve ekomik konularla ilgili çok önemli açıklamalarda bulundu.

 İşte o konuşma:

 

Türkiye’nin gündeminde seçimler var. Son 16 yılda, halkoylamaları dahil, hepsinin de kritik önemde olduğunu düşündüğümüz 12 seçim dönemi geçirdik. Gelecek ay bir kez daha sandığa gideceğiz. Hemen peşinden yerel seçimler konuşulmaya başlayacak.

 

Siyasi partilerimiz ve cumhurbaşkanı adaylarımız manifestolarını ve seçim bildirgelerini açıklamaya başladılar. Bundan sonra sıra seçmende.

 

Peki, nasıl bir cumhurbaşkanı, nasıl bir parlamento istiyoruz? Dünyada ekonomik, siyasi, sosyal ve teknolojik alanların hepsinde eş anlı olarak çok derin ve sancılı dönüşümler yaşanıyorken, bu değişimi nasıl okumak ve ülkemizi geleceğe nasıl hazırlamak gerekiyor?

 

Bu konuları ele alıp tartışmaya girişmeden önce, en başta uzlaşma, barış ve istikrar istediğimizi bir kere daha vurgulayalım. 2007’den bu yana ortalama 12 ayda bir yapılan seçimlerden yorgun düştük. Toplumu geren, kamplaştıran, arkadaşı, arkadaşla; akrabayı, akrabayla; komşuyu, komşuyla karşı karşıya getiren bu gergin havadan kurtulmak istiyoruz.  Artık ekonomik ve siyasi ortamın olağanlaşmasını istiyoruz. Kamplaşmayı, kavgayı, gürültüyü geride bırakmayı; enerjimizi Türkiye’mizi nasıl daha iyi yaparız, daha mutlu insanların ülkesi yaparız konusuna ayırmayı istiyoruz.

 

Kafa kafaya verip tartışırsak, aşamayacağımız hiçbir sorunumuz olmaz. El ele çalışırsak ülkemizi yeni teknolojik çağın kazananlarından biri haline getiririz. Beraber hareket edersek, küresel güç mücadelesinde Türkiye’mizin çıkarlarını en iyi biçimde savunabiliriz.

 

Türkiye küresel eğilimleri ne zaman doğru okuyup dünyayla eş zamanlı olarak değişime uyum sağlamışsa, küresel yarışta öne çıkmıştır. Böyle dönemlerin her birisinin bir hikâyesi, toplumu heyecanlandıran, halka umut aşılayan bir gelecek vizyonu vardır. Bugün de yeni bir hikâyeye ihtiyacımız var. Bu yeni hikâye herkesi kucaklamalı, kimseyi dışarıda bırakmamalı.

 

Demokratik ölçüler içinde kalan herkesin ve her kesimin temsil edildiği bir meclis her türlü yeni hikâyenin çıkış noktası ve enerji kaynağıdır. Ancak herkese temsil edildiği duygusunu güçlü bir şekilde hissettiren bir meclisle ihtiyaç duyduğumuz; kardeşlik, barış, huzur, öngörülebilirlik ve refah içinde yaşama arzumuzu ifade eden bir siyasi vizyonu hayata geçirebiliriz.

Böyle bir vizyonun ana başlıklarını siyasi çerçeve, dış politika ve ekonomi oluşturmalı. Seçimler sonrası oluşacak siyasi iradeye yönelik olarak, bu başlıkları ele alalım.

 

1.            Devletin kurumsal kapasitesini güçlendirilmesi. Kutuplaşmanın olduğu toplumlarda devlet çok iyi çalışmalı. Toplumsal fay hatlarının harekete geçmemesi için devletin kurumsal kapasitesi mutlaka güçlü olmalı. Devletin güçlü olması, güvenilen, saygı duyulan kurum ve kurallara sahip olması demektir. Devlet mekanizmasının işleyişi kişilerle kaim değildir. Aslolan kuralların herkes için eşit ve bağlayıcı olması, kurumsal kapasitesi gelişkin bir devlet düzeninin etkin işlemesi ve tüm vatandaşlarını ayrım gözetmeksizin hoşnut etmesidir.

2.            Güçler dengesinin sağlanması. Türkiye bu seçimle beraber önemli bir yönetim değişikliğine gidecek ve cumhurbaşkanlığı sistemine geçecektir. Bu yeni yapı altında, yürütme güçlenirken, gücün farklı organlar arasında dağılmasına ve birbirini dengelemesine dikkat etmek gerekecektir. Devlet içinde gücün bir yerde temerküz etmesini önlemek açısından, yürütmenin yanısıra, yasama, yargı, bürokrasi, özerk kurumlar, medya ve sivil toplumun da bağımsız yapılar olarak etkin bir şekilde fonksiyonlarını yerine getirmesi önemlidir. Eş derecede önemli bir nokta da, seçim sonuçları ne olursa olsun, yürütme ve parlamento arasındaki erk paylaşımının yeni sistem altında iyi tanımlanması, gerekiyorsa yeni yasal düzenlemeler yapılması ve sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi gereğidir.

3.            Bürokrasinin, etkin, hızlı ve iyi işleyecek biçimde yapılandırılması ve atamaların sadece liyakata göre yapılması. Devlet mekanizmasının etkin çalışması, işinin ehli, yetki ve sorumlulukları iyi tanımlanmış bir bürokrasiden geçer. Bağımsız kurumlar güçlü olmalı ve ellerindeki yetkiyi tam anlamıyla kullanabilmeliler. Bürokrasinin iyi çalışmasının bir koşulu da atamaların liyakata göre yapılmasıdır. Kadrolaşma ülkemizde geçmişten gelen ciddi bir sorundur. Tek parti dönemlerinde de, koalisyon dönemlerinde de atamalarda en ehil olanın, en layık olanın değil de, en partizan olanın gözetilmiş olması, devletin kurumsal kapasitesini zedelemiştir. Kadrolaşmanın devletimiz için nasıl korkunç bir tehdit olduğunu iki sene önce hepimiz çok iyi anladık. Kadrolaşma bir başka grubun kadrolaşmasıyla dengelenemez. Devletin kadrolaşmaya yenik düşmesini önlemenin tek yolu, liyakata göre atamadır.

4.            Hukuk devletinin ve adaletin yeniden tesisi. Sadece kâğıt üzerinde değil, hayatın içinde de tüm vatandaşların hak ve özgürlükleri tam olarak devlet güvencesinde olmalıdır. Ne Türkiye içinde, ne de dışında hukuk devleti normları konusunda akıllarda hiçbir soru işareti oluşmamalıdır. Her dönem yeni mağdurlar ve yeni mağrurlar yaratmak yerine, kimsenin mağdur ya da mağrur olmadığı bir toplum düzeni kurabilmeliyiz.

5.            Çoğulcu demokrasi ideali. Çoğunlukçuluktan çoğulculuğa geçiş, bir demokrasinin gücünü ve gelişkinliğini gösterir.  Azınlıktakilerin siyasal ve kültürel haklarını kullanmasını açık ya da örtük yollardan fiilen engellemek demokrasileri güdük kılar. Azınlığın varlığını koruma  ve güçlenip çoğunluk olmak için faaliyet yapma hakkını serbestçe kullanabilmesi, vermemiz gereken en önemli sınavlardan biri. Küçük bir oy farkının iktidarı ve muhalefeti belirleyebileceği durumlarda toplumsal barış açısından çoğulculuğun önemi daha da artıyor.

6.            İfade özgürlüğünün tartışma konusu olmayacak biçimde tanınması. Düşünce ve ifade özgürlüğü demokrasinin asli unsurlarından biridir. Her vatandaş, hakaret veya şiddete çağrı içermeyen fikrini özgürce söyleyebilmelidir. İfade özgürlüğünün olmadığı bir yerde demokratik standartlardan söz edilemez. Türkiye medya ve internet özgürlüğü alanındaki kısıtlamalarla, cezaevindeki siyasetçi, öğrenci, gazeteci ve akademisyenlerle anılan bir ülke olmamalıdır. 

7.            Laikliğin öneminde herkesin uzlaşması. Hem Sünni Müslüman çoğunluğun, hem de bu çoğunluğun dışında kalan kesimlerin inanç temelli sorunlarının çözümü, içi iyi doldurulmuş bir laiklik anlayışı ile mümkündür. Kimse ne kıyafetinden, ne inancından ne de düşüncesinden dolayı hiçbir sosyal ve siyasi hakkından mahrum bırakılamaz. Devletin tüm inanç ve inançsızlık türlerine aynı mesafede, aynı hakkaniyet ve adalet ölçüsüyle yaklaştığı bir sistemi kurmamız gerekiyor.

 

İkinci ana başlığımız ekonomi.

 

1.            Ekonomide birinci öncelik makroekonomik istikrarın sağlanmasıdır. Yüksek enflasyon, uzun vadeli düşünmeyi imkânsızlaştırır; yatırım koşullarını ortadan kaldırırken sabit gelirli vatandaşın da gelirlerini reel olarak azaltır. Merkez Bankası enflasyon ile mücadele için gerekli tüm adımları bağımsız bir şekilde atabilmelidir. TL’nin değerinde son dönemde görülen ve tüm vatandaşları büyük bir endişeye sevk eden baş aşağı gidiş karşısında Merkez Bankası tarafından dün yapılan müdahale, herkesi rahatlatmıştır. Tercihimiz bu tür müdahalelerin zamanında ve gerekli ölçekte yapılması; piyasalar açısından Merkez Bankası kredibilitesinin güçlü olmasıdır. Şimdi sıra bu müdahalenin yapısal reformlar ve mali disiplin ile pekiştirilmesindedir. Bütçe açığı zaten bozulma eğiliminde iken, seçim öncesinde açıklanan paketle bütçeye gelen ilave 24 milyar TL’lik ek yük, mali disiplin konusunda şüphelere neden olmuştur. İç tasarruflar yeterli değilken kamu açığının artma eğiliminde olması, kaynak ihtiyacını artırıyor. Diğer yandan, petrol fiyatlarındaki artış, yılda 50 milyar doları bulan cari açığı körüklüyor. Ekonominin cari açık- bütçe açığı kapanına doğru sürüklendiği düşüncesi, TL’nin değeri üzerinde baskı yaratıyor. Bu değerlendirmeler, Türkiye’nin kredi notunda düşüşlere neden oluyor. Bu durumun önüne geçilmesi için makroekonomik dengeleri tesis edecek bir programın devreye sokulması gerekiyor. Enflasyonu %5 eşiğinin altına çekecek ve paramıza istikrar kazandıracak, bütçe disiplinini sağlayacak ve piyasalara güven verecek bir program, yerel seçimler beklenmeden hemen uygulanmaya başlanmalı. Kamu harcamalarının yaratacağı finansman ihtiyacının makroekonomik dengeler üzerindeki etkisi iyi hesaplanmalı. Büyük kamu projeleri, küresel finans koşulları düşünülerek, doğru zamanda, doğru finansmanla yapılmalı. Bu çerçevede, dün Merkez Bankası müdahalesinin ardından Sayın Başbakan’ın ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın mali disiplinin süreceği ve finansal istikrarın gereğinin yapılacağı doğrultusundaki açıklamaları memnuniyetle karşıladık. 

2.            Sürdürülebilir büyüme için sektörlerin teknolojik dönüşüme hazır hale getirilmesi. Son dönemde elde edilen yüksek büyüme hızına rağmen, ekonomide yapısal sorunların, artık kritik bir seviyeye erişmekte olduğu hepimizin malumu. Türkiye gibi, 80 milyonluk nüfuslu, dünyanın en büyük 20 ekonomisinden birisi, tek bir sektöre bağımlı olarak büyüyemez. İnşaat sektörü büyümeyi harekete geçirmekte, altyapı üretmekte ve kentsel dönüşümü sağlamakta hiç şüphesiz çok önemlidir. Ama sanayi ve tarımın yarattığı katma değeri artırmadan büyümeyi sürdürülebilir kılma olanağımız yok. Her şeyden önce sanayi, tarım ve hizmetlerde teknolojideki gelişmelerden yararlanmak, süreç ve ürün iyileştirmesi ve yenileştirmesi yapmak ve verimlilik artışı yakalamak gerekiyor. Hem hızlı büyümeli; hem de çevrenin korunmasını ihmal etmemeliyiz.

 

Peki, kredi-mevduat oranı % 150’ye yaklaşmış olan bankacılık sektörü yeni yatırımların finansmanını nasıl yapacak? Gayrimenkul hariç yabancı sermaye yatırımları küresel krizdeki seviyeye inmiş durumda. Bu performans nasıl artırılacak? Küresel piyasalarda rüzgârların tersine döndüğü, faiz oranlarının artışa geçtiği, petrol fiyatlarının 80 doları bulduğu bir ortamda yılda yaklaşık 50 milyar dolarlık cari açık ve 100 milyar dolarlık borç geri ödemesi için dışarıdan finansman nasıl bulunacak? Bu soruların yanıtları yukarıda saydığım siyasi alanlarda yatıyor. Ekonomide birikmiş yapısal sorunlar, hukukun üstünlüğünü, yargıya güveni, bürokrasinin etkin çalışmasını, şeffaflık, hakkaniyet, liyakat gibi ilkelerin güçlü biçimde tesis edilmesini sağlayacak adımlar atılmadan çözülemez.

3.            Büyümenin meyvelerinin adilce paylaşılması. 2007 yılına kadar gelir dağılımı göstergelerinde önemli iyileşmeler sağlanmış ve yoksullukla mücadelede ciddi mesafe kat edilmişti. Sonrasında ise bir ilerleme sağlanamadı. Son 10 yılda, küresel kriz, yüksek işsizlik, hayat pahalılığı, esnaf için daralan kar marjları, ekonomik refahın toplumun tabanına yayılmasını öncelikli bir konu haline getirdi. Büyüme ve kalkınmanın yanı sıra sosyal adaleti sağlamak ihtiyacı kendini hissettiriyor. Eğitimden sağlığa, çalışma hayatından girişim özgürlüğüne, siyasetten sivil topluma, toplumsal yaşamın tüm alanlarında, tüm vatandaşlar için fırsat eşitliğinin koşullarını mutlaka sağlamalıyız. Sosyal politika, çeşitli yardım kuruluşlarına bırakılan bir alan değil, güçlü bir kurumsal kapasite ile yürütülen, kuralları titizlikle oluşturulmuş bir devlet politikası olmalı. Gelir dağılımından daha az pay alan kesimlere seçimlerden hemen önce verilen destekler, seçim sonrasında bozulan bütçe açığı nedeniyle geri alınmak durumunda kalınır. Bunun yerine, bireyler ve bölgeler arası gelir dağılımını daha dengeli hale getirecek uzun vadeli bir strateji yürütülmeli.

4.            Eğitim seferberliği. Eğitim sisteminde son 15 yılda 15 kez değişiklik yapıldı ama sistem bir türlü düzeltilemedi. Sorunların nedenini ve doğasını anlayabilen ve çözüm üretebilen bir nesil yetiştirmeyi daha başaramadık. Çocuklarımızı dünyadaki yaşıtlarının gerisinde yetiştiriyoruz; büyüttüğümüz gençlerimize iş alanı açamıyoruz. Okula gitmeyen ve bir işte çalışmayan gençlerimizin oranı %30. Teknoloji çağını yakalayabilmek için eskinin ezberlerini bir kenara koyup, analitik düşünmeyi ve yeni fikirlere açık olmayı ön plana almak gerekiyor. Gençlerimizi, fikirlerini özgürce söyleyebilen, özgüveni yüksek, yaratıcı, eleştirel düşünebilen, inisiyatif alabilen, farklılıklara saygılı bireyler olarak yetiştiremezsek ülke olarak kendimize koyduğumuz hiçbir hedefi gerçekleştiremeyiz.

 

Üçüncü temel başlık ise dış politika.

 

1.            Dış politikada dengeli duruşa ihtiyaç var. Bugün dünyada ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor. Bizim coğrafyamızda vekâlet savaşları ile devam eden ve giderek tırmanan bu mücadelede yüzümüzü çevireceğimiz yön batı mı olmalı; doğu mu? Yanlış kurgulanmış bu soruya verilecek en iyi cevap Türkiye’nin kadim geçmişidir; bir medeniyetler beşiği olan Anadolu’dur. Bir elimizin doğuya, bir elimizin batıya uzanmış olmasıdır. Fatih’ten beri Avrupa medeniyetinin bir parçası olmamızdır. Bu nedenle, yaşanan küresel güç mücadelesinde, dış politika taktikleri gereği attığımız adımlar ne olursa olsun, hukukun üstünlüğü, çoğulcu demokrasi, refah, teknoloji ve bilim, eğitim ve kültür gibi bir dizi alanda benzemek istediğimiz yer, Çin, Rusya ya da Ortadoğu değil; batı medeniyetidir. Bir yandan Çin ve Rusya gibi ülkelerle diğer yandan da, Batı ülkeleriyle ilişkilerimizi karşılıklı çıkar temelinde sürdürmeliyiz. Bunlar birbirine alternatif değil, tamamlayıcı ilişkilerdir. Batının Türkiye’ye ve İslam medeniyetine karşı önyargılı tutumu karşısında, ABD’nin İran’la nükleer anlaşmadan çekilmesi ve İsrail Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşınması konularında izlediği irrasyonel politikaların Ortadoğu’yu sürüklemekte olduğu yer konusunda, batıya karşı batı medeniyetini savunarak cevap vermeliyiz. Populizm uğruna izlenen bu yarını olmayan politikalar karşısında, serinkanlılığımızı koruyarak, uzun vadeli çıkarlarımız doğrultusunda hareket etmeli ve dış politikada oyun alanımızı genişletmeliyiz.

2.            Türkiye-AB ilişkilerini güçlendirilmeliyiz Bölgemizi esir alan risklere ve belirsizliklere karşı elimizdeki en önemli araç, her şeye rağmen yine de Türkiye’nin AB sürecidir. Her ne kadar üyelik müzakerelerinde AB Türkiye’ye bazen çok yanlış politikalar uygulanmış olsa da, Avrupa’dan uzaklaşmak Türkiye’nin milli çıkarlarına aykırıdır.  İşbirliğinin hem Türkiye’nin hem Avrupa’nın lehine olduğunu, bölgesinde oyun kurucu bir ülke olan Türkiye’nin üyeliğinin, küresel güç dengesinde Avrupa Birliği’ne avantaj sağlayacağı gerçeğinden hareketle, Avrupa Birliği ile ilişkiler kazan-kazan temeli üzerine oturtulmalıdır.

 

Değerli konuklar,

Seçim kampanyalarının hız kazandığı şu günlerde hepimizi umutlandıran bazı gelişmelerin de adını koymakta fayda görüyorum.

 

Uzun süredir toplumu geren farklılaşmalar, bu seçim döneminde daha geriye düşmüş durumda. Daha önce yapmış olduğumuz toplumsal mutabakat çağrılarımızın toplumda karşılık bulmuş olmasını memnuniyetle gözlemliyorum. Siyasetteki üslubun düzelmesi, seçim kampanyalarının siyasi nezaket ve adap içinde yürütülüyor olması, sorunlarımızı çözme umudumuzu artırıyor; birlik ve beraberliğimizi perçinliyor.

 

Örnek gösterilen bir çoğulcu demokrasi, tartışmaların üstünde bir hukuk devleti, güven veren, bağımsız ve tarafsız bir yargı, hepimizin ihtiyacı. Gelişkin bir ifade özgürlüğü, özgür ve canlı bir bilimsel akademik ortam, dünyadaki yaşıtlarıyla yarışabilen gençler, hepimizin arzusu. Özgürlükler, inançlar, kültürel değerler, eğitim, adalet ve iş olanakları açısından eşit vatandaşlık, hepimizin çıkarına. Vatandaşları mutlu ve müreffeh bir Türkiye, hepimizin ortak özlemi. Bu ortak hedeflere hep birlikte ulaşacağımıza, ortak özlemlerimizi hep beraber gerçekleştireceğimize inanıyoruz.

 

Sözlerime, 24 Haziran seçimlerinin bizi bu ortak özlemlerimize biraz daha yakınlaştırması temennisi ile son verirken, beni sabırla dinlediğiniz için teşekkür ediyor, hepinizi bir kez daha saygıyla selamlıyorum.

 

 

  Bu haber 196 defa okunmuştur.
ANAHTAR KELİMELER
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER EKONOMİ HABERLERİ
  GÜNDEM HABERLERİ
Kısa sürede seçim malzemelerini topladılar Kısa sürede seçim malzemelerini topladılar Seçim yasaklarının başlaması ile birlikte yerel yönetimler her yere asılan seçi..
İstanbul'da 38 bin polis görevli İstanbul'da 38 bin polis görevli Emniyet açıkladı: Yarınki seçimlerde İstanbul'da 38 bin 480 polis çalışacak. ..
CHP'den Anadolu Ajansı'na suç duyurusu CHP'den Anadolu Ajansı'na suç duyurusu CHP, AA hakkında suç duyurusunda bulunduklarını açıkladı: Anayasal suçtur! ..
Seçim günü bunları yapmak yasak Seçim günü bunları yapmak yasak 24 Haziran Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Se..
  SİYASET HABERLERİ
Seçim bitti, vatandaşın kafası karıştı Seçim bitti, vatandaşın kafası karıştı Bugün yapılan milletvekili seçimleri ile ilgili yayınlanan sonuçlar kafaları kar..
Seçim yasaklarından önce İnce'den espri: Arkadaşınız Cumhurbaşkanı oluyor Seçim yasaklarından önce İnce'den espri: Arkadaşınız Cumhurbaşkanı oluyor CHP’nin İstanbul Maltepe’deki dünkü büyük mitingine yaklaşık 5 milyon kişi katıl..
İnce; Benden haber bekleyin İnce; Benden haber bekleyin Sandıkların açılmaya başlamasından hemen sonra açıklama yapan CHP’nin Cumhurbaşk..
  SPOR HABERLERİ
Bu sezonun adı ''Lefter'' Bu sezonun adı ''Lefter'' Her sezon bir efsane ismin verildiği Süper Lig'de, 2018-2019 sezonunun ismi, Fen..
Rusya'da Mesut ve İlkay protesto edildi Rusya'da Mesut ve İlkay protesto edildi Alman taraftarların Mesut Özil ve İlkay Gündoğan’a tepkisi dinmek bilmiyor...
Dünya kupası rehberi... Takımlar, yıldızlar... Dünya kupası rehberi... Takımlar, yıldızlar... Dünyası Kupası, bugün ev sahibi Rusya'nın Suudi Arabistan'la yapacağı açılış maç..
  YEREL HABERLERİ
Başkan, oyunu Yeşilkent’te kullandı Başkan, oyunu Yeşilkent’te kullandı Avcılar Belediye Başkanı Dr. Handan Toprak benli, Cumhurbaşkanlığı ve 27. Dönem ..
Başkale Belediyesi diyaliz merkezi yapıyor Başkale Belediyesi diyaliz merkezi yapıyor Van'ın Başkale ilçesi belediyesi tarafından ilçede yaptırılacak olan diyaliz mer..
Eşya Giysi Bankası'ndan 9 bin 247 kişi yararlandı Eşya Giysi Bankası'ndan 9 bin 247 kişi yararlandı Buca Belediyesi Eşya ve Giysi Bankası'ndan, kurulduğu günden bu yana 9 bin 247 k..
  KÜLTÜR-SANAT HABERLERİ
Tepkiler üzerine kapatma kararı iptal edildi Tepkiler üzerine kapatma kararı iptal edildi İstanbul Beşiktaş’taki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) İstanbul ..
Operanın festivali başladı Operanın festivali başladı İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu’nun eşlik ettiği ünlü soprano Nino Machai..
MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuarı'na kapatma kararı MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuarı'na kapatma kararı İstanbul Beşiktaş’taki Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) İstanbul..
'Farklı bir erkeklik umut edilebilir mi?' 'Farklı bir erkeklik umut edilebilir mi?' Uçan Süpürge Vakfı'nın organize ettiği, "Farklı bir erkeklik umut edilebilir mi?..
  YAŞAM HABERLERİ
"Her yer İzmir gibi olsun" CHP'nin Cumhurbaşkanı Muharrem İnce'nin mitingi ile gündeme gelen İzmir, Büyükşe..
Üniversiteliler, yoga yaptı Üniversiteliler, yoga yaptı 'Dünya Yoga Günü' nedeniyle bir grup üniversiteli bir araya gelerek yoga yaptı...
İnternette soğan esprileri İnternette soğan esprileri Soğan ve patates fiyatlarının önlenememesi sosyal medya kullanıcıları tarafından..
Dünya Kupası'nda kadın muhabire canlı yayında taciz Dünya Kupası'nda kadın muhabire canlı yayında taciz Dünya Kupası heyecanı sürerken Moskova'daki Alman yayın kuruluşu Deutsche Welle'..
Türk Tabipler Birliği'nin başlattığı "Aşı Candır" Kampanyasını destekliyor musunuz?
HAVA DURUMU
PUAN DURUMU
Takım O G M B A Y P AV
1 Galatasaray 34 24 7 3 75 33 75 +42
2 Fenerbahçe 34 21 4 9 78 36 72 +42
3 Medipol Başakşehir 34 22 6 6 62 34 72 +28
4 Beşiktaş 34 21 5 8 69 30 71 +39
5 Trabzonspor 34 15 9 10 63 51 55 +12
6 Göztepe 34 13 11 10 49 50 49 -1
7 Sivasspor 34 14 13 7 45 53 49 -8
8 Kasımpaşa 34 13 14 7 57 58 46 -1
9 Kayserispor 34 12 14 8 44 55 44 -11
10 Yeni Malatyaspor 34 11 13 10 38 45 43 -7
11 Akhisarspor 34 11 14 9 44 53 42 -9
12 Aytemiz Alanyaspor 34 11 16 7 55 59 40 -4
13 Bursaspor 34 11 17 6 43 48 39 -5
14 Antalyaspor 34 10 16 8 40 59 38 -19
15 Atiker Konyaspor 34 9 16 9 38 42 36 -4
16 Osmanlıspor FK 34 8 17 9 49 60 33 -11
17 Gençlerbirliği 34 8 17 9 37 54 33 -17
18 Karabükspor 34 3 28 3 20 86 12 -66
Takım O G M B A Y P AV
1 Çaykur Rizespor 34 20 5 9 68 38 69 +30
2 MKE Ankaragücü 34 18 7 9 55 34 63 +21
3 Boluspor 34 18 10 6 53 30 60 +23
4 Ümraniyespor 34 17 9 8 49 35 59 +14
5 BB Erzurumspor 34 14 9 11 56 44 53 +12
6 Gazişehir Gaziantep FK 34 15 11 8 57 38 53 +19
7 Altınordu 34 15 11 8 55 45 53 +10
8 Balıkesirspor Baltok 34 16 11 7 56 46 52 +10
9 İstanbulspor 34 14 12 8 45 39 50 +6
10 Elazığspor 34 13 12 9 53 44 48 +9
11 Giresunspor 34 13 13 8 50 44 47 +6
12 Adanaspor 34 12 15 7 41 56 43 -15
13 Eskişehirspor 34 12 14 8 63 56 41 +7
14 Adana Demirspor 34 11 15 8 44 47 41 -3
15 Denizlispor 34 10 16 8 43 47 38 -4
16 Samsunspor 34 7 12 15 32 46 36 -14
17 Manisaspor 34 7 24 3 31 80 15 -49
18 Gaziantepspor 34 2 28 4 18 100 1 -82
Takım O G M B A Y P AV
1 Hatayspor 34 23 4 7 63 15 76 +48
2 Menemen Belediyespor 34 22 4 8 68 26 74 +42
3 Afjet Afyonspor 34 21 6 7 62 31 70 +31
4 Sivas Belediyespor 34 19 5 10 57 29 67 +28
5 Keçiörengücü 34 19 8 7 77 41 64 +36
6 Sancaktepe Belediyespor 34 16 7 11 58 32 59 +26
7 İnegölspor 34 17 9 8 53 41 59 +12
8 Sarıyer 34 13 16 5 44 45 44 -1
9 Tokatspor 34 11 13 10 37 45 43 -8
10 Etimesgut Belediyespor 34 11 14 9 44 47 42 -3
11 Kastamonuspor 1966 34 12 18 4 46 49 40 -3
12 Eyüpspor 34 11 17 6 52 62 39 -10
13 Tuzlaspor 34 10 16 8 42 51 38 -9
14 Bodrumspor 34 10 16 8 39 53 38 -14
15 Amed Sportif 34 10 14 10 37 41 37 -4
16 Bucaspor 34 10 15 9 51 60 36 -9
17 Kocaeli Birlikspor 34 4 26 4 30 78 13 -48
18 Mersin İdmanyurdu 34 1 32 1 19 133 17 -114
Takım O G M B A Y P AV
1 Manisa BBSK 34 23 5 6 60 27 75 +33
2 Bayburt Grup Özel İdare 34 17 6 11 51 33 62 +18
3 Kemerspor 2003 34 15 7 12 62 44 57 +18
4 Bayrampaşa 34 16 9 9 43 34 57 +9
5 Düzcespor 34 14 7 13 41 34 55 +7
6 Ofspor 34 16 11 7 41 27 55 +14
7 Halide Edip Adıvar SK 34 13 9 12 45 33 51 +12
8 Erbaaspor 34 13 12 9 46 41 48 +5
9 Batman Petrolspor 34 12 10 12 43 36 48 +7
10 Yeni Altındağ Bld. 34 11 14 9 42 44 42 -2
11 Çatalcaspor 34 10 13 11 33 37 41 -4
12 Kozan Belediyespor 34 11 17 6 42 52 39 -10
13 Yomraspor 34 9 15 10 23 42 37 -19
14 Erzin Belediyespor 34 10 18 6 35 53 36 -18
15 Bergama Belediyespor 34 8 16 10 35 54 34 -19
16 12 Bingölspor 34 7 14 13 28 42 34 -14
17 Orhangazi Belediyespor 34 6 15 13 34 52 31 -18
18 Çanakkale Dardanel SK 34 5 18 11 35 54 26 -19
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
HABER ARŞİVİ
Yukarı